Diriliş Kuruluş ve Kurtuluşun Şehri Bilecik’te İki Gün

Her yazıda en çok düşündüğüm konulardan birisi de başlık… Hangi başlığı atsam? Bu başlığı atmak için pek düşünmedim… Bilecik’in rehberleri Bilecik için bunu kullanırken öncesinde şunu da çok rahat söylüyorlar;
Taşı mermer, yaprağı ipek, toprağı seramik, diriliş, kuruluş ve kurtuluşun şehri Bilecik!

Bitinya’dan da evvel birçok medeniyetin hüküm sürdüğü topraklara biz de sürdük demir atlarımızı. Bisikletliler Derneği Sakarya Şubesi – Sakarya Bisiklet Sevenler Grubu olarak toplam 12 katılımcı olacak etkinlikte 4 kişi Sakarya’dan Bilecik’e pedallamayı tercih etmiştik.
19732285_10155328120843726_301298513101388920_n

.
.
.
.
.

.
.
.
.
.

8 Temmuz Cumartesi sabahın ilk ışıklarıyla çıkılan yolculuğu bol tırmanışlı olarak Bilecik Ertuğrul Gazi Mahalle Konağında tamamladık. Gökhan, Mert, Zeynep ve Ertuğrul dörtlüsüyle gerçekleşen yüklü yolculuğu yorgun bir şekilde bitirmiş olsak da saat dörtte başlayacak olan şehir turuna katılmaktan geri durmadık.

Hakan kayıtlarımızı yapmıştı, çadırlarımızı kurmuştuk ve şehir turunun başlangıç saatine kadar dinlenmeye çekilmiştik… Mahalle konağının arkasındaki parktaki kamp alanı, şehir merkezinde olmasına rağmen iyi korunmuş ve güvenliydi.

Diğer illerden gelen birçok misafir, aynı çadır telaşesi içindeyken kimisi de artık keyif vaktine geçmişti… Saat 16.00 olduğunda otuzdan fazla bisikletli, Bilecik sokaklarını bisiklete doyurmak üzere yola çıktık.

BİLECİK TARİH TURU

Bileciklilerin meraklı bakışları altında ilk durağımız Yaşayan Kent Müzesiydi… Bilecik’in tüm detaylarını anlattıkları oldukça büyük iki katlı bu yapıda, salt gezip öğrenmiyor, adeta adı gibi size Bilecik’i yaşatıyordu. Şimdi maalesef adını hatırlayamadığım hocanın rehberliğinde kısa zaman diliminde pek kıymetli bilgiler edinebildiğimiz müze, Bilecik’e gerçekten yakışmış ve diğer illere örnek teşkil edecek bir yapı!

Müze ziyareti sonrasında rotamızı Eski Bilecik vadisindeki kıymetli alana çevirdik… Meraklı bakışlar altında altı- üstü her yeri tarih kokan şehrin sokaklarında demir atlarımız ile pedallıyor, atalarımızın topraklarında tarihe ulaşıyorduk… Bilecik için yine çok önemli bir yapıt olan Osmanlı Padişahları Tarih Şeridinde çok ince ve titiz çalışmalar ile resmen bir öğreti kuşağı olan alanda yürümeye ve rehberler eşliğinde 600 yıllık büyük devletin padişahlarını öğreniyorduk… Hiçbir bilgisi olmayan biri için bir devletin başlangıcından sonuna kadar önderlerinin öğretilebileceği alanda geçmiş bilgilerimiz ile görsel hafızamıza yapılan işlemeleri ekliyorduk. Tarih şeridi sona erdiğinde, sinevizyon alanında Şeyh Edebali’nin animasyonu ile hem Osmanlı’yı hem de devleti anlayabiliyor hem de gelecek için öz güven veren duruş mesajı alınabiliyordu..

Devamında Belokoma Kalesinin kalıntılarını, Şeyh Edebali Türbesini, Camiler ve daha birçok tarihi dokuyu gözlemleme şansını yakaladık… Hakan’ın elden geldiğince vakit yettiğince vermeye çalıştığı bilgiler ile Bilecik’in, bugünlerin derinin tayahhul etmeye çalışıyorduk.

Eski Bilecik vadisine yapılmış kaldırımlı yolu tekrar tırmanınca yeni hedefimiz saat ve Bilecik Belediyesi binasıydı…  İkinci Abdülhamit’in 1907’de yaptırdığı saat, Eski Bilecik vadisine hakim noktaya inşa edilmiş halde tarih – zamanı ölçmeye devam ediyor… Hakeza 100 yıldan fazla uzun zamandır varlığı devam eden eski binadan da Bilecik yönetiliyor. Tarih, tarih içinden idare ediliyor.

20170708_174020-01
Saat kulesi ziyaretinden sonra geri dönüş yapılarak akşam yemeğine devam ettik…

Atatürk Ormanı

Akşam yemeğinin ardından Hakan, “Atatürk Ormanında kısa bir gezintiye var mısınız!” diye duyuru yaparak enerjiyi kazanmış bisikletlilerin aklına kurt düşürmüştü. Nihayetinde 15 kadar bisikletli Atatürk Ormanı’nda iki tam tur yaparak keyifli bir gezinti yaşamış olduk.


PEDALLARIMIZ TABİAT TURİZMİ İÇİN DÖNÜYOR
Etkinlik, kurumlar tarafından desteklenmesinin yanında bunun gerçekleşmesi için önce bir inanç gerekiyor… Bu inancı sağladığı için Bisikletliler Derneği Bilecik Temsilcimiz Hakan’ı en başta tebrik etmek gerekir. Misafir ağırlamak, doyurmak, gezdirmek, tanıtmak, anlatmak, ihtiyaçlarını karşılamak nedir bildiğimiz için telaşesini, stresini az çok tahmin edebiliyoruz.
İşte o büyük gün için de heyecanı yüzünden sesinde belli olan Hakan’ın düdük sesiyle başladık pedal çevirmeye… 8 ilden 80’den fazla bisikletli, gün içerisinde birçok noktaya ulaşarak toplam 70 kilometre pedal çevirecektik.
20170709_081408-01

Sabahın erken saatinde yola çıkarak uzun tırmanışların serin havada bitirmeyi hedeflesek de ilk bölümü bol tırmanışlı olan turda, yükseldikçe Bilecik’in güzellikleri ayaklar altına seriliyordu. Aşağıköy’e kadar uzun uzadıya bisikletleriyle salınan bisikletlileri, bu defa tırmanışlar ve sıcak ile mücadele edecekti.

Bekdemir’den sonra Şükraniye’ye ulaşarak kahvede ve Pazaryeri’deki caminin dibindeki büyük meşe ağacının gölgesinde dinlenecektik. Aralarda durup, grubu toparlayıp yola devam edilse de iniş çıkışlı yol istemsizce grubun farklı şekilde dağılmasına sebep oluyordu. Yine de artçılar ve araçların takibi ile kimse geride bırakılmayarak Pazaryeri’e kadar ulaştık… Burada da yaklaşık yarım saatlik dinlence ve ihtiyaçların giderilmesinden sonra yolumuz artık Küçükelmalı’ya devam edecekti.

KÜÇÜK ELMALI

Küçükelmalı’ya ulaşana kadar birçok iniş çıkış yaptık, yokuşlarda bekledik, terledik, inişlerde serinledik… Her yeri yemyeşil ve dokunulmamış dokuya sahip yollarda 80 bisikletli pedalları çevirmeye devam ediyorduk. Sonucunda Küçükelmalı’ya ulaştık. Çok acıkmıştık ve artık güzel bir yemek yemek istiyorduk.

 

20170709_115123-01

Mönüde köfte ekmek, ayran, çilek, Pazaryeri tatlısı, maden suyu vardı… Unutulması imkansız leziz çilek ile gerçekten çok iyi doyduk. Yemeğimize  Pazaryeri Belediye Başkanı Muzaffer Yalçın, Kaymakamımız Bayram Sağır, Doğa Koruma Bölge Müdürü Mustafa Bulut, Doğa koruma İl Müdürü Nezir Ayhan da katıldı.

Yemekten sonra bir saat kadar dinlenceye vakit bırakılmıştı. Yüksek ağaçların serin gölgelerinde uykuya dalanlar, sohbet edenler, gölet çevresinde doşalanlar, bisikletleri ile turlayanlar temiz havanın keyfini çıkarıyorlardı. Düdük sesiyle tekrar çağrılan misafirlere sıra hediyeleri taktim etme zamanıydı. Buff ve tişörtler ile misafirlere hediyeleri verildikten sonra zaman artık geri dönüştü… Fakat oyun havalarını duyan bisikletliler için bu hiç de kolay olmadı.

Önce oyun oynanan meydanın yakınında göbek atmaya başlandı sonra davet ile meydanın tam ortasında kasklı, eldivenli taytlı bisikletliler göbek atmaya başladı. Zerre çekince yok, ayılıyoruz, bayılıyoruz sanarsın biz oralıyız da milleti biz misafir ediyoruz… 15-20 süren bu keyifli dakikalardan sonra dönüşe geçtik.

Sıradaki tabiat harikamız demek istesem de baraj sebebiyle meydana gelen Günyurdu gölü… Dikkatimizi çeken husus, köyün yeni bir alana taşınarak ziyadesiyle güzel bir yerleşim yeri oluşturulması oldu. Göl kıyısında ağaç altında gölgelenirken aramızda konuştuğumuz bu konuyu daha detaylı incelemek istiyorum.

Günyurdu’dan sonra artık yorulan bacaklar dönüş için çevriliyordu. Kısa molalar ile bir araya gelen grup, 5-10 kilometrede bir tekrar toparlanıyor ve bitişe yakın tam grup halinde hareket etmek için son defa toplanmıştık.

Bilecik şehir merkezine inerken aklımdan buradaki yaşanmışlığı nasıl anlatacağım soru işareti olmuştu. Esasında anlatmak istediğim, detaylandırıp öykü tadı vermeye doyamayacağım birçok hatıra biriktirdim. Seramik Atölyesi’nde Sakarya’yı konuştuğumuz Yakup abiden, Küçükelmalı girişinde atıyla çam gölgesinde bekleyen Zeki’ye kadar yüzünü, davranışlarını, hitabını anlatmak istediklerim var… Küçükelmalı’da çeşmeden su içmek için gittiğimde, benden önce çeşmeyi kullanan teyzenin çeşmeyi ‘dur bir şey kalmış olmasın evladım çeşmeyi yıkayayım’ diyerek çeşmeyi yıkayışı var… Meraklı çocukların hem çekinerek hem de heyecanlı gözlerle bizi izlemesi, köy kahvesinde otururken yanımızdan geçen inek sürülerinin ilk defa bu kadar kalabalık bisiklet grubu görmüş olmalarının korkak hali var… Yeşilin kapladığı yollar, bulutların uzandığı tepeler, olur olmaz yerde akan buz gibi soğuk sular var… Ertuğrulgazi Mahalle Muhtarı Niyazi Aydın’ın sürekli gelerek ihtiyaçlarımızı sorması, Hakan’ın koşturmacası, Bilecikli gençlerin hazırlıklardaki desteği var… Güvenlik ve sağlık ekiplerinin hem şehir içinde hem de tabiat turu boyunca bizlerle hareket ettiği, bizim için yeri göğü inlettiler desek az kalmayacak emekleri var…

20170709_123739-01
Adını hatırlayamadığım nice insan, dokunduğumuz toprak, soluduğumuz temiz hava, yemyeşil doğasıyla Bilecik, bizlere tarih, kültür, doğa ve yaşam sundu. Atalarımızın izinde Sakarya’dan Bilecik’e demiratlarımızla pedalladığımız arkadaşlarım Gökhan, Zeynep, Ertuğrul başta olmak üzere etkinliği düzenleyen Orman ve Su İşleri Bakanlığı, DKMP 2. Bölge Müdürlüğü Bilecik Şube Müdürlüğü’ne, Bisikletliler Derneği Bilecik İl Temsilcisi Hakan Yavuz’a, etkinliğe destek veren tüm kamu kurum ve kuruluşlara, yukarıda bahsi geçen geçmeyen tüm güzel insanlara teşekkürler… Sakarya’dan selam olsun!

***************************************************

8 Temmuz Sakarya Bilecik (112 km)

8 Temmuz Bilecik Tarih Turu + Atatürk oOrmanı Turu (10+ 7 km)
https://www.strava.com/activities/1073657583
https://www.strava.com/activities/1073897045

9 Temmuz Bilecik Tabiat Turu (70 km)
https://www.strava.com/activities/1075419834
https://www.relive.cc/view/1075419834

9 Temmuz Bilecik – Sakarya (109 km)
https://www.strava.com/activities/1076042440

Mert Atalay
Temmuz  ’17
(Bilecik – Sakarya)
Birkaç Haber: