YENİ YERLEŞİM BÖLGESİNE BİSİKLET YOLU ŞART!

Camili, Karaman, Korucuk…
1999 yılından sonra Adapazarı’nın nüfusunun yerleştiği, ardı sıra gelen göç dalgalarının çoğunu da sırtlamış, Sakarya’nın en düzenli yaşam alanı. Sadece yaşam alanı değil, resmi daireler kampüsünü de bünyesinde barındıran bölgede artık bir de meslek yüksek okuluna da sahip.

Memur, çalışan, emekli, öğrenci… toplumumuzun tüm kesimlerinin yaşadığı bu bölgenin demografik ve sosyolojik açıdan birçok incelemesi, araştırması bulunuyor. Herkesin küçük bir araştırma ile ulaşabileceği bilgileri sunmak yerine, bu bölgenin en önemli, en çok dile getirilen sorununa ve çözümüne bir kez daha değinmek gerekiyor: ULAŞIM!
Ayçiçeği Bisiklet Vadisi
Fotoğraf: Yenikent Park’ta Bisikletliler

Yıllardır bu bölgede yaşayan her yaştan insanın ortak talebi, rahat ulaşım… Resmi kurumlar bu duruma birçok çözüm getirmek için ulaşım filoları kurmuş, otobüs saatlerini sıklaştırmış, sefer sayılarını çoğaltmış olsalar da gözden kaçırılan bir şey var. Bu bölge birçok Anadolu kentinden bile büyük bir nüfusa sahip ve her gün ama her gün buradan on binlerce insan Sakarya’nın muhtelif yerlerine gidiyorlar… Yani, burada peş peşe onlarca otobüs eklemek, sefer sayılarını arttırmak artan nüfusla birlikte çaresizliği de beraberinde getiriyor. Yoldaki trafiğe hiç girmiyorum bile…

Her sabah ve akşam kavşaklarının kilitlendiği bir milyonluk şehir, hiç hayra alamet değil! Eminim ki artık vatandaşlar ayakta, balık istifi, seferine yetişmeye çalışan hızlı otobüslerde gitmekten sıkıldılar… Raylı sistem konuşuldu. Gündeme de geliyor fakat sonucu ne olacak hep birlikte göreceğiz. Sanki, raylı sistemden pek umut yok gibi.

Peki, bu bölgenin kurtuluşu, yüzlerce otobüsü her sabah her akşam bu yollarda koşturmak, şahsi araçlarında tek başına yolculuk eden insan sayısını arttırarak trafiği patlatmak mı yoksa alternatif ulaşım ağları sunmak mı? Gelin, buna bisikletli bir çözümü hep birlikte inceleyelim ve ne gibi bir sonuçlara ulaşacağımıza hep birlikte bakalım.

.
.
.
.
.
Devamını okumak için tıklayınız

AHMET ÖRKEN SAKARYA’DA!

Geçmişten bugüne bisikletli yaşamın Türkiye’de öncüsü Sakarya, bisiklet sporunda büyük atılımlarına devam ediyor…
4AlVpnEyKj
2020 Dağ Bisikleti Maraton Dünya Şampiyonası organizasyonunu elinde bulunduran, bisiklet altyapı yaptırımlarına yenilerini ekleyen şehrimiz, bisiklet takımıyla da efsane bir yolculuğa başladı…
15171056_1530084787008018_6797210811061729304_n
2017’de iki kategoride de Türkiye Dağ Bisikleti Şampiyonu olan takımımızda, Türkiye’nin  yıldızları da yerini aldı. Milli gururumuz Ahmet Örken, sayısız başarıları ile Mustafa Sayar, gelecek vaad eden genç sporcular Halil İbrahim Doğan ve Okan Aydoğan, ülkemiz ve şehrimize önemli başarılar getireceklerine inanıyoruz.

A8dSW5DqwR
Bisiklet tutkunu bireylerin gönül bağıyla çalıştığı bir oluşum olarak, bisiklet için sosyo – kültürel alanlardaki çalışmalarımız haricinde, sportif alanda da desteğimiz ve varlığımız sürecek… Şampiyon şehrimize gelen şampiyon sporcuları ile Türkiye’nin en iddialı bisiklet takımı olan Salcano – Sakarya BB Pro Bisiklet Takımına ve sporcularına, bisiklet ailemiz adına hayırlı olmasını dileriz…
Sporun, bisikletin şehri Sakarya’ya hoş geldiniz!
RCB2DS5GNa

BİSİKLET ADASI AYÇİÇEĞİ VADİSİ’NDE…

Ayçiçeği Vadisi ile Bisiklet Adası’nın bir arada yapılacağını açıklayan Başkan Toçoğlu, “Büyükşehir Belediyesi olarak Ayçiçeği Vadisi projesinin sözünü vermiştik. Bisiklet Adasının Yenikent’e yapılması talebiyle projenin birleştirilmesine karar verdik. Yenikent’e ve şehrimize hayırlı olsun. İnşallah projedeki eksiklikleri en kısa süre içerisinde tamamlayarak yapım için çalışmaya başlayacağız. Hedefimiz; uluslararası şampiyonaya yetiştirmek” dedi.

1

Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Zeki Toçoğlu, Yenikent Yaşatma ve Güzelleştirme Derneği üyeleri ve bölge sakinleriyle bir araya geldi. Geçtiğimiz günlerde Başkan Toçoğlu, Bisiklet Adası’nın Yenikent’e yapılması gündeme geldiğini ve konuyla ilgili toplantı yapılacağını duyurmuştu. Bu kapsamda Ayçiçeği Vadisi ile Bisiklet Adasının bir arada yapılması için proje tanıtıldı. AKOM’da gerçekleştirilen toplantıya SASKİ Genel Müdürü Dr. Rüstem Keleş, Genel Sekreter Yardımcıları; Ayhan Kardan, Zafer Poyraz, Başkan Danışmanları; Prof. Dr. Hamza Al, Prof. Dr. Mehmet Sarıbıyık, daire başkanları, Yenikent Yaşatma ve Güzelleştirme Derneği Fikri Arslan ve bölge sakinleri katıldı. Proje sorumlusu Hayri Baysak, Bisiklet Adası ve Ayçiçeği Vadisi’ni bir arada hayata geçirileceği çalışmayı katılımcılarla paylaştı.

.
.
.
.
.
Devamını okumak için tıklayınız

BEYAZ RÜYADA ZORLU VE UNUTULMAZ BİR GÜN “SOĞUCAK YAYLASI BİSİKLET TURU”

Bir kez sınırı aşan için artık sınır diye bir şey yoktur” der Epiktetos… Şimdiye kadar kendi sınırlarını defalarca aşmış olan bu üçlü için ise bu defa işin boyutu bambaşka bir hal aldı. Çünkü bu artık ne sınır, hudut ne de başka bir manada tarifi mümkün halde bir yolculuktu… En başta belirtelim, bu kış şartlarında kesinlikle denemeyin.

İşin, niye bu kar – kış – kıyamette oralara gittiniz sorusu kısmından başlamak daha doğru olacak kanaatindeyim. Bu kadar riske ve zorluğa değer miydi? sorusu da peşi sıra gelsin ki, konuyu rahat açabilelim.

Efendim, biliyorsunuz önceki hafta grup olarak Dibektaş üzerinden Sapanca tepelerine çıkmış, oradan orman patikalarını kullanarak efsane bir turu tamamlamıştık. İşte tam bu noktada, zirveye ulaştığımız yol ayrımı aklımızda “Soğucak Yaylası Yolu” olarak kancayı atacaktı. Önceden de sürülecek rotaların tozlu sayfaları arasında bulunan Soğucak Yaylası turu, Dibektaş etkinliği sonrasında daha da yapılası duruyordu.

Tolga’nın nişanındayız… Cuma Akşamı. İki uzun masa bisikletliler ve aileleri ile dolu. Ben bir Dağ Bisikleti turu muhabbeti açıyorum ve Cumartesi günü Dağ Bisikleti yapmayı düşündüğümü, zorlu parkurları denemek istediğimi belirtiyorum. O arada Serkan’a da laf atıyorum, belki vardır aklında bir yerler diye.

Serkan meğer bir keşif turu yapmayı düşünmüş ve programlanmış! Soğucak Yaylasını zorlayacağımı söyleyince o da Soğucak düşündüğünü söylüyor ve bu şekilde ben de keşif turuna dahil oluyorum.

IMG_7865-01

Akşam eve erken dönerek hazırlıklarımı yapmaya başladım. Hiçbir şey araştırmadan gitmek istiyordum. Varıp varmayacağımız dahi belli değildi. Ne yüksekliğe baktım ne de başka bir şeye… 1,300 metreye tırmanacağımız lafı geçmişti ve bu benim için aşılabilir bir yükseltiydi. Serkan’ın “Sabah 9’da bisiklet evinden hareket ediyoruz” mesajı ile programımı yaptım.
.
.
.
.
.
Devamını okumak için tıklayınız

AKGÖL’Ü, SAKARYA NEHRİ, YEŞİLİYLE KUZEYİN KIYMETLİSİ: “GÖLKENT”

Bir yerleşim düşünün…

Boylu boyunca Sakarya Nehri ile sarmalanmış, kuzeyinde ise bölgenin en verimli, canlı ve el değmemiş büyük Akgöl’ü, eskilerin  deyişiyle “adam eksen adam biter” cinsinden verimli topraklarında her türden ürünün yetişebildiği, çeşitli milletlerin yüz yıllardır birlikte yaşadığı bir yerleşim…

Çiftçilik ve hayvancılık ana geçim kaynağı iken çeşitli sanayi girişimlerinin de bulunduğu kuzeydeki bu şirin mahalle Gölkent, geçmişte belde iken köyden kente göç ve yeni yasal düzenlemeler ile belediyeden mahalleye dönüşen hikayeye sahip. Bölgedeki birçok köy ve mahallenin öncüsü ve önemli girişimleri ile örnek bir belediye iken şu an Ferizli ilçesine bağlı bir mahalle durumunda…

FB_IMG_1512594808890

Koyunağılı ve Ahmet Çavuş mahallelerin birleşmesiyle oluşmuş, eski adı Koyunağılı olan Gölkent’te 2012’deki nüfus sayımına göre nüfus 1, 600 civarında… Şu da çok açık ki geçmişten günümüze Gölkent, Türkiye’de farklı milletlerin bir arada yaşayabilmesinin minvali niteliğinde… Köyün kurucularından Abhazlar ile yerleşik Manavları, Bulgaristan’dan göç ile yerleşmiş Bulgar ve muhacır Türkleri, Karadenizlileri, Hemşin, Pomakları ile Sakarya’nın birleşmiş yaşamının açık örneği.

Eşsiz gölünün etrafında uzun zamandır turistik faaliyetlere kazandırmak için girişimler olan Gölkent’te önce Büyük Akgöl kenarına aile çay bahçesi yapılmıştı. Bugünlerde ise yine turistik alan kazanımları için girişimler sürdürülüyor… Bizler de demir atlarıyla Sakarya’nın hemen her bölgesine pedallamış bisikletliler olarak bir hafta sonu yukarıda bilgilerini verdiğimiz Gölkent’e uğramak, meşhur balıklardan yemek ve bir çay içmek istedik.
.
.
.
.
.
.
.
Devamını okumak için tıklayınız