12 – 13 Ağustos 2017 | Sülüklü Göl Kamplı Bisiklet Turu

Doğanın sunduğu manzara,insan kalbinin içinde yatar. Görmek için önce onu hissetmek gerek” diyor, Rousseau…

Gece 11 civarı uyduruk kamp ışığımla okumaya çabaladığım İçimizde Gezinen Sessizlik kitabı, Sülüklü göl yolculuğumun da felsefesini kurgulayacaktı.

Bu yolculukta, hem kendimce öykünecek hem de Sülüklü göl’e pedallayıp kamp yapmak isteyen pedaldaşlara minik detaylar armağan edeceğim.
20170812_154654-01

.
.
.
.
.
Devamını okumak için tıklayınız

ÜÇ GÜN, ÜÇ KAFADAR / SARISU – KERPE KAMPI

Notlarıma bakıyorum… Gece ikide Kandıra yokuşlarına tırmanırken bıraktığım sesli notlara… Oradaki ses tonuma hayret ediyorum. Aklıma Tolga’nın heyecanı, Ebazer’in “çoookk iyi” söylemleri geliyor.

20170610_121711

Artık anlatma vakti geldi…

Yazı ortamlarının depresif havasında sıkışmış eski dostlarıma, bırakın şu dergi meselelerini, bir fikri kurtarmaktan da vazgeçin, önce kendinizi kurtarın minvalinde söylevler yaparak kafalarını şişiriyorum… Nihayetinde, dünyaya kıyasla saniye eden ömrüm boyunca bisiklet hep hayatımda ve kurtarıcıydı. O yüzden o melankoli sevdalısı arkadaşlarımla rast geldikçe de kahve, sigara, koltuk yapma, pedal, su, kitap yap diye kafa ütülemeye devam ediyorum ve sanırım artık bundan rahatsız da olmaya başladılar…

Henüz yolculuğa bile giriş yapamadığım bu yazının uzun olacağını tahmin etmek zor değil gibi… Anlatmamı isteyenler olduğu kadar hiç okumayıp oku-muş gibi yapanların da olduğunu biliyorum. Birçok insanın bir cümle daha okuyabilecek vakti olmadığını, kimisinin de bu okuma- yazma işlerine merakının olmadığını da biliyorum. Yüz yüze anlatıp daha fazla detay isteyenleri şöyle alalım, hazır mısınız?

.
.
.
.
.
Devamını okumak için tıklayınız